Turkce @ 20 March 2017, “No Comments”

Çok gezen mi bilir çok okuyan mı? Malesef TR gibi bir ülkedeyseniz sanırım çok gezen bilir demek zorundayım. Nitekim, sadece izin verildiği kadar okuyabiliyorsunuz.

Tanıştığım birbirinden bağımsız iki arkadaştan bahsedeceğim.

Bir tanesi Kübalı. Baya koyu bir muhabbet ettik kendisiyle o Küba’dan bahsetti ben TR’den. Amacım nasıl bir yer olduğunu öğrenmekti ama laf her seferinde dolaşıp darbeye geldi. Malumunuzdur, güney Amerika ülkeleri darbeler ile meşhurdur. Kendisine ilk Castro hakkında sordum. Sağlam bir küfür etti. Şaşırdım, bizim TR’de millet yas tutuyor öldü diye dedim. “Biliyorum, ama neden bu kadar sevdiklerini anlamadım, Castro katıksız bir diktatördü.” dedi. Nitekim Amerika’da yaşayan Kübalı’lar Castronun ölümünü büyük organizasyonlar ile kutladılar.

1- Küba’da maaşım $12 bir çift ayakkabı ise $25. Ayakkabıyı satan devlet. İlk giymemde parçalandı ama şikayet edebileceğin yer yok.

2- Küba devriminde halk çok sevinmişti dedi. Darbe günü para birimi iptal edildi ve yeni para birimi çıkarıldı. Yani elinde dolar olmayan herkes parasını o gece kaybetmiş oldu.

3- Bütün yabancı firmaların malına el kondu. İşyerleri halka verildi. Hammaddeyi de ben vereceğim size merak etmeyin dedi. Ama kimseye birşey vermedi çünkü verecek gücü yoktu.

4- Castro insanlara arazi verdi, tarla verdi. Ama traktör, tohumları ben vereceğim dedi, kimseye birşey vermedi.

5- Castro’nun polisleri her an evine gelip arama yapabilir. Kafasına göre seni alıp nezarette bekletebilir dedi.

İnsanlar neden yaşamaya devam ediyor orada diye sordum. Cevap basit, çoğu ne olduğunu bilmiyor, Küba’da internet yok gibi birşey. Amerika, Avrupa vs hepsi Küba’ya düşman zannediyorlar. Halk eziliyor, yöneticiler kral hayatı yaşıyor.

Bu arada Küba’da başkan denmiyor bizimkine dendi. Komunist parti’nin lideri olan kişi hem devlete hem orduya hükmediyor, öyle birşey dedi. Padişah gibi birşey yani.

Sonra ben TR’den bahsettim. Darbeden.

1- Hiçbir siyasi tutuklanmadı dedim. Güldü.

2- Kabe’de bile 500 korumayla gezen başkan, tek başına, havada darbeci uçaklar olmasına rağmen, uçağa binip yolculuk yaptı. Bir de kamera karşısına geçip korkmuyorum sizden deyip meydan okudu dedim. Güldü.

3- Başkanlık sarayına F-16′lar bomba attı ama ne hikmetse dışarıdaki yolu vurdu, binaya parçalar bile ulaşmadı dedim. Güldü.

4- Listeler hazırlayıp insanları işten attılar, hapse attılar, hatta birini bulamayınca anasını-babasını alıyorlar içeri dedim. Güldü, Castro gibi dedi.

5- Bu olayda insanları vurdular dedim. Güldü, Castro insanları öldürüp başkasının üstüne atardı dedi, ilginç.

Önce dedi ki, Küba eskiden daha güzel bir yerdi ama bir daha öyle olamayacak.

Sonra da dedi ki, yeni başkanınız hayırlı olsun.

Diğer bir arkadaş Rusya’da iş yapan bir Türk. Rusya’dan çıkmışlar tamamen. Neden dedim? Uçak krizi bizi bitirdi dedi. Uçak krizi orada iş yapan tüm Türkleri bitirdi dedi. Aksini söyleyen olursa yalan söylüyordur.

Putin TR bunun bedelini ödeyecektir dedi. Ertesi gün bizim siparişler azalmaya başladı. Sonra da bitti. Meğer Rusya istihbarat ajansı bunlardan mal alan bütün esnafa gidip tehdit etmiş. Allah için, bizim Türkler’e dokunmamışlar. Ama yerel esnafa demiş ki bunlardan bir daha mal alırsanız bedelini ödersiniz. Kısacası bizim işler bitti. Çıkmak için elimizdeki malları satmaya çalıştık, 500k üstündeki malları 50K civarına birine satıp oradan ayrıldık dedi. Geçmiş olsun.

ŞARK

Musallat, hiç göz açtırmaz da Garb’ın kanlı kâbûsu,
Asırlar var ki, İslâm’ın muattal, beyni, bâzûsu.
«Ne gördün, Şark’ı çok gezdin? » diyorlar. Gördüğüm: Yer yer,
Harâb iller; serilmiş hânümanlar; başsız ümmetler;
Yıkılmış köprüler; çökmüş kanallar; yolcusuz yollar;
Buruşmuş çehreler; tersiz alınlar; işlemez kollar;
Bükülmüş beller; incelmiş boyunlar; kaynamaz kanlar;
Düşünmez başlar; aldırmaz yürekler; paslı vicdanlar;
Tegallübler, esâretler; tehakkümler, mezelletler;
Riyâlar; türlü iğrenç ibtilâlar; türlü illetler;
Örümcek bağlamış, tütmez ocaklar; yanmış ormanlar;
Ekinsiz tarlalar; ot basmış evler; küflü harmanlar;
Cemâ’atsiz imamlar; kirli yüzler; secdesiz başlar;
«Gazâ» nâmıyle dindaş öldüren bîçâre dindaşlar;
Ipıssız âşiyanlar; kimsesiz köyler; çökük damlar;
Emek mahrûmu günler; fikr-i ferdâ bilmez akşamlar! …..
Geçerken, ağladım geçtim; dururken, ağladım durdum;
Duyan yok, ses veren yok, bin perîşan yurda başvurdum.
Mezarlar, âhiretler, yükselen karşında dûrâdûr;
Ne topraktan güler bir yüz, ne göklerden güler bir nûr!
Derinlerden gelir feryâdı yüz binlerce âlâmın;
Ufuklar bir kızıl çenber, bükük boynunda İslâm’ın!
Göğüsler hırlayıp durmakta, zincirler daralmakta;
Bunalmış kalmış üç yüz elli milyon cansa gırtlakta!

* * *

İlâhî! Gördüğüm âlem mi insâniyyetin mehdi?
Bütün umrânı târîhin bu çöllerden mi yükseldi?
Şu zâirsiz bucaklar mıydı vahdâniyyetin yurdu?
Bu kumlardan mı, Allâh’ım, nebîler fışkırıp durdu?
Henüz tek berk-ı îman çakmadan cevvinde dünyânın,
Bu göklerden mi, yâ Rab, coştu, sağnak sağnak, edyânın?
Serendib’ler şu sâhiller mi? Cûdî’ler bu dağlar mı?
Bu iklîmin mi İbrâhîm’e yol gösterdi ecrâmı?
Harem’ler, Beyt-i Makdis’ler bu topraktan mı yoğruldu?
Bu vâdîler mi dem tuttukça bîhûş etti Dâvûd’u?
Hirâ’lar, Tûr-i Sînâ’lar, bu âfâkın mı şehkârı?
Bu taşlardan mı, yer yer, taştı Rûhullâh’ın esrârı?

* * *

Cihânın Garb’ı vahşet-zâr iken, Şark’ında, Karnak’lar,
Herem’ler, Sedd-i Çin’ler, Tâk-ı Kisrâ’lar, Havernak’lar,
İrem’ler, Sûr-i Bâbil’ler semâ-peymâ değil miydi?
O mâzîler, İlâhî, bir yıkık rü’yâ mıdır şimdi?
Ne yapsın, nâ-ümîd olsun mu Şark’ın intibâhından,
Perîşan rûhumuz, hâib, dönerken bâr-gâhından?
Bu haybetten usandık biz, bu hüsrân artık elversin!
İlâhî! Nerde bir nefhan ki, donmuş hisler ürpersin,
Serilmiş sîneler kâbûsu artık silkip üstünden,
«Hayat elbette hakkımdır! » desin, dünyâ «değil! » derken?

İstanbul, 19 Eylül 1334 (1918)

Mehmet Akif Ersoy

Linux @ 24 January 2017, Comments Off
sudo add-apt-repository ppa:maarten-baert/simplescreenrecorder
sudo apt-get update
sudo apt-get install simplescreenrecorder
# if you want to record 32-bit OpenGL applications on a 64-bit system:
sudo apt-get install simplescreenrecorder-lib:i386

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
pavucontrol
Uncategorized @ 24 January 2017, “No Comments”

#!/bin/bash
# remove memory consuming programms, we do not need:
# gnome-software, Softwarecenter
apt-get -y purge gnome-software

# evolution groupware, Groupware Suite
apt-get -y purge evolution-data-server
# snapd, Snap Packages
apt-get -y purge snapd

# modemmanager, Manager for Modems
apt-get -y purge modemmanager

# ppp, Point to Point Protocol
apt-get -y purge ppp

# avahi-daemon, Zero Conf Network
apt-get -y purge avahi-daemon

iPhone @ 20 January 2017, “No Comments”

Hi, guys. In this entry I will try to tell about my experience with iCloud lock removal process service offered by many different companies. My experience was with officialiphoneunlock.co.uk/ iphoneimei.net

I submitted my IMEI and waited for almost 4 days. The result is NOT ABLE TO DO THAT due to the phone is marked as lost/stolen.

They also have another website checking if your iPhone is lost/stolen. Guess what any IMEI you write there seems to be clean. But after you get the service and it is said that your phone is not unlockable, BAM, IMEI checking site changes it from OK to NOT OK.

Long story in short, this seems to be SCAM. However, they say that “we already state this in our USER AGREEMENT form that an iPhone marked as lost/stolen cannot be unlocked”.

This is a good experience for me and I wish you also use this experience.

Linux @ 15 November 2016, Comments Off

http://elinux.org/RPi_Configuration

https://www.raspberrypi.org/documentation/configuration/config-txt.md

Tags:
Uncategorized @ 30 October 2016, “No Comments”

Bugün yolda gelirken AYNA’dan çayımın şekerini dinledim. Youtube’da 2002 yazıyordu. Aldığım nadir albümlerden biridir bu albüm. 2002′deki gibi kalsaydı keşke herşey. Elimizde kalanlara bakıyorum, ne kaldı ki geriye? Başta ben olmak şartıyla vefasızlık, acı, kargaşa. Çok güldük demek biraz da ağlayalım.

Uncategorized @ 18 October 2016, “No Comments”

Benim gibi birine kulağa küpe olacak cümleler.

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

1- Güneş, köreltildiği zaman,
2- Yıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman,
3- Dağlar, yürütüldüğü zaman,
4- Gebe develer, kendi başına terkedildiği zaman,
5- Vahşi-hayvanlar, bir araya toplandığı zaman,
6- Denizler, tutuşturulduğu zaman,
7- O zaman ki nefisler çiftleşir.
8- Ve ‘diri olarak toprağa gömülen kızcağıza’ sorulduğu zaman:
9- “Hangi suçtan dolayı öldürüldü?”
10- Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,
11- Gök, sıyrılıp-yüzüldüğü zaman
12- Cehennem ateşi çılgınca kızıştığı zaman,
13- Cennet de yakınlaştırıldığı zaman,
14- (Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip-öğrenmiştir.

***

A Enes, madem uçmayı bilmiyorsun, ne diye hıyarlık yapıyorsun?

Uncategorized @ 27 September 2016, “No Comments”

Selamlar,

Aranizda bircok kisi belki de hic kimse lisede en sevdigim dersin edebiyat oldugunu bilmez. Bu yaziyi yazmak kolay olmadi. Bircok kez sildim geri yazdim. Sonunda bu halinin uygun olacagina karar verdim.

– SPOILER — Okumak vicdan gerektirebilir, aksi gecerliyse okumayi simdiden birakin (her devrin adami bazilariniz! siz gercekten okumayin, siz bildiginiz ise devam edin, vakit kaybetmeyin bunla)

Sondan baslayalim. Arzuhal ile. Burada pek kolay gunler gecirdigim soylenemez. Bu oyunun basindayken isin hemen bitip yollarimizi ayiracagimizi dusunmustum ama olmadi. Guzide kurumum beni birakmak istememis ki adimi carsaf carsaf listelere koydu. Ailemle ayirmaya calisti. Bir gunun bir hafta gibi uzun olabilecegine bizzat sahit oldum. Ilk ayrildigim gun baska birsey demistim ama sartlar degisince benim de dusuncem degisti tabi. Kendilerini bilirler, bilmeyenler de ogrenmeye calissin, emegi gecenlere, sevinenlere, iki kelam etmeden hakkimda ileri geri konusanlara, oh olsunculara, en kucuk sekilde destekleyenlere, yalandan da olsa destekleyenlere, acaba diyenlere, saydigim bu tiplere deger verenlere hakkim helal degildir. Gercek adalet indiginde tek tek hesaplasmak isterim. <<SILDIM>> Emin olun ki esim de benle ayni fikirde. Ileride cocuklarim olaylari ogrenince buyuk ihtimal yasattiginiz yikimdan dolayi onlar da bizle ayni fikirde olacaktir. Dunyaya bakan tarafta da bu isin pesini birakmayip tazminat hakkimi son kurusuna kadar alacagim, kriz icinde bogulsaniz bile.

Gelelim hasbihal kismina. Hatalarim oldu kabul ediyorum:

- Ketum bir halim var. Kabul etmeliyim. En yakin arkadaslarim bile kizim dogduktan sonra ogrendi dogumu. Neredeyse hepiniz amerikaya ne vizem oldugunu bile bilmiyorsunuz. Hatta aranizdaki bazi gerizekalilar (geleceginiz acisindan bu gerizekalilara dikkat edin) kac gun oruc tuttugumu bile sayamamis, o kadar ajanlik imkanlari olmasina ragmen. Kimin ne ile ugrastigina bakmadim, benim de ne yaptigima bakilmasini istemedim. Hataliydim. Herseyi herkese anlatip herkesin acigini aramam gerekiyormus.

- Elime firsat gectigi an yonetici vasifta olanlara insanlarin ekmegiyle oynamayin dedim, gunahtir, ah alirsiniz dedim, onlar kendilerini bilirler. Hataliydim. Dusene bir tekme de ben atip ezen tarafta olmam gerekiyormus. Ezeceksin ki muktedir gorunceksin.

- Hayvan gibi calistim doktorami birakmak zorunda kaldim. Bu isyeri bana bu maasi buradaki isleri yapmam icin veriyor, isyerinde doktora calismak icin degil, kazandigim para haram olur cocuklarima haram yediremem dedim. Hataliydim. Is yapiyor gibi gorunup aslinda doktara calismam gerekiyormus. Sonra gelsin amirlikler gitsin koordinatorlukler. Dusunuyorum da orada cakili bir civisi olmayan ne yoneticiler gordum. Doktor bilmem kim, kabarta kopurte. Hem de bilmezsiniz bunlarin cogu sizin kaderinizi belirler.

- Ozellikle ise yeni girenleri elestirdim. Isi sahiplenmiyorlar dedim. Hepsinin derdi ev araba dedim. Hataliydim, gercekten. Dogru olani yapiyorlarmis. Gencliginizi oraya harcamak sacmaymis gercekten. Kendimden biliyorum, kiciniza bir tekme ile dunyanin oteki tarafina gidebiliyorsunuz.

- Verilmek istenen isleri geri cevirmedim. Durumumu soyledim ama kabul ettim. Bu sayede calisanlarin belki de yarisindan cogunu da tanima firsatim oldu. Hataliydim. Cok isim var deyip isyan etmeli bos kalmanin keyfini surmeliydim. Ne bileyim film izlerdim, koleksiyon yapardim, tez yazardim, makale yazardim, doktorami bile bitirebilirdim belki.

- Defterim duruldugu sirada labda haril haril calisip arkada kalanlara duzenli isler devredeyim diye ugrastim. Hataliydim. Kendi derdime yanmaliymisim.

Liste uzun ama burada keseyim. Bu kadar kusur sayip olmayan degerimi daha da dusurmeyeyim. Veyahut da digerleri daha degerli gorunmesin :)

Ve elveda;

Uzun zamandir is bilmez baskici yoneticilerden sikiliyordum acikcasi. Birkac yerle de gorusme yaptim. Ne yapalim olmadi veya talihsizligimden firmalar satildi. E bildiginiz gibi amerikaya da gitmek istiyorum. Bu sene oldu oldu yoksa bir daha olmaz bu is dedim Subat ayinda basvuru yaptim. Haziran sonunda da kabul mektubu geldi. Gitsek mi gitmesek mi diye dusunmekten kafayi siyiracaktim. O buhranli gunleri bilenler var aranizda. Bayram tatiline gitmeden once SZ ile konustum ama emin olmadigimi soyledim. Tatilde genis aile ile oturduk tartistik eksileri artilari masaya yatirdik ve gitmeye karar verdik. Derken darbe patladi H.S. (as in Hadi Sen de). Donduk istifayi verdik ama bizim defterleri coktan durmusler zaten kilitli kapilar ardinda. Neyse bu da boyle devam eder gider, daha cok var <<SILDIM>>.

Arkadaslar kurdun olumu siz tilkilere ornek olsun. Bazilariniz kalin saglicakla.

FPGA @ 01 February 2015, “No Comments”

1- How to change the pin configuration of a IP core in EDK :

MPD files : http://www.xilinx.com/support/answers/19311.html