Turkce @ 15 October 2017, “No Comments”

Bugun New York Times gazetesinde cikan bir yazi da soyle bir kisim var.

“”

The 2013 allegations, and the wiretaps on which they were based, were denounced as fiction — claims that many Turks found credible because of the Gulen movement’s problematic history. Gulenist prosecutors had been found to have fabricated evidence in earlier trials of secular army officers. (This week, Turkey’s state-run news agency said the American Embassy employee whose detention had fanned tensions had links to one of those prosecutors.)

But four years on, court filings in Manhattan show, these same recordings have become a part of the United States case.

The court records show that Mr. Erdogan’s voice was not captured on any of these particular recordings. But in the fall of 2013, he is referred to frequently by his office in conversations among some of the people suspected of conspiracy.

“”

Bu aslinda kotu bir haber. Neden diyecek olursaniz, bizim montaj dedigimiz dinlemeler delil olarak dava klasorune girmis. Hatta bunun yaninda bu dinlemeler disinda baska dinlemeler de davaya delil sayilmis. Is baya cetrefilli. Peki bu neye sebep olur?

Yanilmiyorsam 2-3 yil once bankada dolar bozdurma islemi yapacaktim. Memur ile muhabbet ederken, yahu her yer calkalanirken bu dolar neden dusmuyor? Neden dusup birden firliyor? Neden sonra bir anda dip yapiyor gibi sorular soruyordum. o da garibim ah ben de bir bilsem cevabini veriyordu, ama aslinda cevabi cogumuz biliyordu.

Bu habere dayanarak sunu diyebilirim, iddiada adi gecen kisilerin ve yakinlarinin yurtdisi varliklarina tedbir konabilir. Bu durumda da malum sebeplerden dusen dolar artik hayal olabilir. Dikkatli olun. Ekonomik olarak adimlarinizi dikkatli atin. Benden soylemesi

Turkce @ 11 October 2017, Comments Off

USA ve TR arasindaki vize krizine vakif oldum. Vizesi olmayanlara gecmis olsun. Ama iyi yerden bakmak lazim baska yerlere zoraki gitmek icin kapi acilmis oldu. Amerika disinda guzel yerler de var oralara gider takilirsiniz. Benim su an hayalim Avustralya taraflari, bakalim…

18 Eylul buradaki sene-i devriyemizdi. 1 yil gecti. Acikcasi nasil gectigini pek anlamadim, hizliydi. Oglan okula alisti, bize posta koyuyor artik. Kiz dunyadan bihaber, annesi babasi yanindaysa keyfi yerinde. Buyuklerle canli, kanli gorusememek biraz uzuntu olusturuyor ama o da asilir insallah.

Gecen bir yili dusunup muhasebe yapiyor insan. Vicdanen inanilmaz rahatim. Hatta sunu diyebilirim ki basima gelenler bir acidan iyi oldu. Buyuk bir degisim yasadim. Gereksiz korkularim gitti, baska korkularim geldi, faydali korkular. Kendimi ve etrafimi daha iyi tanima firsatim oldu. Zugurt tesellisi mi dersiniz bilemem ama zulum eden tarafta olmamak da inanilmaz guzel bir duygu. Orada olanlari takip ediyorum tabi ki. Bebeklere bile terorist diyebilen insanlari gordukce uzuluyorum. Nitekim masumlugu dinen ve vicdanen kabul edilmis bebeklere dahi boyle diyen kiside akil kalmadigi icin, size de bir kulp bulacaktir, bu da size dert olsun. Bir tek arkada kalan 3-5 sevdigim insan var. Onlara uzuluyorum. Bir timarhanede zaman olduruyorlar.

Chomarlara gelince. Onlar icin zerrece uzuntum yok. Ama kendileri icin uzulseler iyi olacak. Aralarinda dindar olanlar var oldugunu biliyorum. Olmayan da var onlar da biliyor. Aslinda hepsi kimin ne oldugunu iyi biliyor ama konusabilecek durumda degiller. Anlamak isterdim ama o kafada degilim inanin. Dindar olanlar basta bu islere Allahin sevgisini kazanacaklarini dusunerek girdiler. Hala belki de oyle olacagini dusunuyorlar ama oyle olmayacak guzel kardeslerim. Nasil mi bu kadar eminim? Aslinda basit. Diyelim ki soyle bir soru-cevap fasilasi oldu diyelim. Sorguda sordular: – Bebeklere bile terorist deyip, onlar olumu hak ediyor demissin. Suclu olup olmadigini bile bilmedigin birinin haklarini gasp edip yurdundan edip arkasindan da oh olsun demissin. veya, diyenlere de bizdendir deyip ses cikarmamissin. Neden? -Evet dedim, onlara, dogmamis bebeklere bile terorist dedim, olumlerine sevindim, sadece senin rizan icin. -Oyleyse ben de seni affettim, haydi Cennet’e!

Diyalogun bu sekilde gidecegini dusunuyorsan eyvallah, sana birsey diyemem. Ama boyle olmayacagini sen de biliyorsun, dindar kardesim. Hele ayrani fazla kacirip kim oldugunu bilmedigin adama kafir dediysen gecmis olsun. Inan ki orada o adam olmayacak.

Yukaridaki part dindarlar icindi. Maddi bakisa gecelim. Dogmamis cocuga veya bebege terorist diyen bir toplum, dindar olsun dinsiz olsun, rasyonellikten uzaklasmis demektir. Yani bir nevi cadi diyerek kadin yakan eski ortacag kafasi ile bagdastirabiliriz. Boyle, gerceklikle bagini koparan bir toplumun ne yazik ki yuzu gulmeyecektir. Keske gulse, ben de isterim ama olaylarin seyri oyle olmuyor, dunyayi hangi kafayla okuyacaksin da hangi kafayla plan yapacaksin? Sebepler ve sonuclar uzerinden gidiyor hersey.

Seviniyorum. Kendimi buldum, namaza basladim, daha fazla kuran okuyorum, yedigine ictigine daha dikkat ediyor insan burada, keyfim iyi yani. Zulmeden tarafta olmadigim icin cok daha sevincliyim, hadi chomar olsaydim, Allah korumus! Cektiklerime gelince, yasanmasini kimse istemezdi ama belli ki bunu zaten cekecektim. Bir kisim insanlar (bilirsiniz) zaten hakkimda yalan yanlis bilgilerle yillardir yapmisti yapacagini. Yalniz durum bana manevi guc verdigi icin memnunum.

Hatirlayan hatirlar, bazilariniza dolar alin, dolarda kalin demistim. Birsey bildigimden degil, islerin nereye gidecegi belli oldugu icin diyordum. Nereye gidecegi hala belli. Manevi acidan bakarsaniz cok ah aldiniz, hesabini tabi ki odeyeceksiniz. Maddi acidan bakarsaniz, akliniz yerinde degil, kararlariniz guvenilir degil ve insanlarin faydasina degil, gunu kurtarmalik ve her gun bir oncekinden daha kotu, hergun baska yalan ve yalanlara sevinen alik bir topluluk. Etraf Iran, Rusya, UK ve ABD sarmis. Devlerden bir tek Cin eksik ki o da bir sekilde olaya mudahil olacaktir, bedelini tabi ki odeyeceksiniz. Umarim bekledigimizden agir olmasin. Yine de Venezuela’nin basina gelenlere bir bakmakta fayda var. Beyin jimnastigi yaptirir.

Uzun lafin kisasi, dolar alin, altin alin ve kalin. Dolar bozdurun diyenlere inanmayin en buyuk istifci kendileridir, nitekim sizin 5-10 gram altininiza muhtacsa piyasa ekonomi malesef tirt demektir, bir zahmet once istifciler bozdursun. Harcayacaginiz 1 TL bile onemli, geregi yoksa harcamayin, tasarruf edin. Belli bir donem gelecek, biriktirdiginiz para da fazla ise yaramayacak ama sonrasinda yaralarinizi sarmak icin iyi olacaktir. Sicak parasi olanlar, gun gelecek zirt diye 3-5 daire alabileceksiniz, merak etmeyin, isi firsata cevirmek bu acidan mumkun ve bilin ki bunu yapabilen tayfa ulkenin %1′lik elit kismidir diyebilirim.

Dostlarim esenlikte kalin.

Chomarlar ve koltuk degnegi dilsiz seytanlar, b.kunuzda bogulun.

 

Turkce @ 08 August 2017, “No Comments”

KALDIRIMLAR

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler…
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi…

Turkce @ 20 March 2017, “No Comments”

Çok gezen mi bilir çok okuyan mı? Malesef TR gibi bir ülkedeyseniz sanırım çok gezen bilir demek zorundayım. Nitekim, sadece izin verildiği kadar okuyabiliyorsunuz.

Tanıştığım birbirinden bağımsız iki arkadaştan bahsedeceğim.

Bir tanesi Kübalı. Baya koyu bir muhabbet ettik kendisiyle o Küba’dan bahsetti ben TR’den. Amacım nasıl bir yer olduğunu öğrenmekti ama laf her seferinde dolaşıp darbeye geldi. Malumunuzdur, güney Amerika ülkeleri darbeler ile meşhurdur. Kendisine ilk Castro hakkında sordum. Sağlam bir küfür etti. Şaşırdım, bizim TR’de millet yas tutuyor öldü diye dedim. “Biliyorum, ama neden bu kadar sevdiklerini anlamadım, Castro katıksız bir diktatördü.” dedi. Nitekim Amerika’da yaşayan Kübalı’lar Castronun ölümünü büyük organizasyonlar ile kutladılar.

1- Küba’da maaşım $12 bir çift ayakkabı ise $25. Ayakkabıyı satan devlet. İlk giymemde parçalandı ama şikayet edebileceğin yer yok.

2- Küba devriminde halk çok sevinmişti dedi. Darbe günü para birimi iptal edildi ve yeni para birimi çıkarıldı. Yani elinde dolar olmayan herkes parasını o gece kaybetmiş oldu.

3- Bütün yabancı firmaların malına el kondu. İşyerleri halka verildi. Hammaddeyi de ben vereceğim size merak etmeyin dedi. Ama kimseye birşey vermedi çünkü verecek gücü yoktu.

4- Castro insanlara arazi verdi, tarla verdi. Ama traktör, tohumları ben vereceğim dedi, kimseye birşey vermedi.

5- Castro’nun polisleri her an evine gelip arama yapabilir. Kafasına göre seni alıp nezarette bekletebilir dedi.

İnsanlar neden yaşamaya devam ediyor orada diye sordum. Cevap basit, çoğu ne olduğunu bilmiyor, Küba’da internet yok gibi birşey. Amerika, Avrupa vs hepsi Küba’ya düşman zannediyorlar. Halk eziliyor, yöneticiler kral hayatı yaşıyor.

Bu arada Küba’da başkan denmiyor bizimkine dendi. Komunist parti’nin lideri olan kişi hem devlete hem orduya hükmediyor, öyle birşey dedi. Padişah gibi birşey yani.

Sonra ben TR’den bahsettim. Darbeden.

1- Hiçbir siyasi tutuklanmadı dedim. Güldü.

2- Kabe’de bile 500 korumayla gezen başkan, tek başına, havada darbeci uçaklar olmasına rağmen, uçağa binip yolculuk yaptı. Bir de kamera karşısına geçip korkmuyorum sizden deyip meydan okudu dedim. Güldü.

3- Başkanlık sarayına F-16′lar bomba attı ama ne hikmetse dışarıdaki yolu vurdu, binaya parçalar bile ulaşmadı dedim. Güldü.

4- Listeler hazırlayıp insanları işten attılar, hapse attılar, hatta birini bulamayınca anasını-babasını alıyorlar içeri dedim. Güldü, Castro gibi dedi.

5- Bu olayda insanları vurdular dedim. Güldü, Castro insanları öldürüp başkasının üstüne atardı dedi, ilginç.

Önce dedi ki, Küba eskiden daha güzel bir yerdi ama bir daha öyle olamayacak.

Sonra da dedi ki, yeni başkanınız hayırlı olsun.

Diğer bir arkadaş Rusya’da iş yapan bir Türk. Rusya’dan çıkmışlar tamamen. Neden dedim? Uçak krizi bizi bitirdi dedi. Uçak krizi orada iş yapan tüm Türkleri bitirdi dedi. Aksini söyleyen olursa yalan söylüyordur.

Putin TR bunun bedelini ödeyecektir dedi. Ertesi gün bizim siparişler azalmaya başladı. Sonra da bitti. Meğer Rusya istihbarat ajansı bunlardan mal alan bütün esnafa gidip tehdit etmiş. Allah için, bizim Türkler’e dokunmamışlar. Ama yerel esnafa demiş ki bunlardan bir daha mal alırsanız bedelini ödersiniz. Kısacası bizim işler bitti. Çıkmak için elimizdeki malları satmaya çalıştık, 500k üstündeki malları 50K civarına birine satıp oradan ayrıldık dedi. Geçmiş olsun.